Aslında sövecek o kadar çok şey var ki bugün kendime sövüyor kendimi kınıyorum sevgili hayali okurlar. İstikrarsızlık, sövmekten bile bıkmışlık.
“Düşünüyorum öyleyse varım” demeyeceğim çünkü düşünemez oldum şu son günlerde. Demek ki yokum. Niye mi? Biraz bahsedeyim. Size sizden bahsedeyim. Bize bizden, hepimizden bahsedeyim.
Öncelikle aklımda futbol var. Hani Fenerbahçe falan şampiyon oldu, diğerleri de kabullenemedi falan bir sürü saçmalık. -Derdiniz ne sizin yahu? Adamlar para kazanıyor. Siz de eğlenmek için izliyorsunuz Yani olması gereken bu. Yaklaşık bir kaç ay önce başıma gelen ve tam bir gece sinirden etrafa saldırdığım akşamı anlatayım size…
İşten çıkmıştım ve artık çok sıradan fakat yorucu olan bir şekilde; yani önce minibüs, metrobüs ve en son metro taşıtını kullanarak karşıdan(istanbul – anadolu) evime dönüyordum. Gayrettepe Metro istasyonundan aşağı inmeye başlamam ile bir takımın taraftarlarının yeni stadlarına ulaşmak için metro yolunu kullanmaya başladıklarını farkettim. Fakat bu normal bir iniş değildi.
Ellerinde biralar, terbiyesizce sloganlar ve etrafa saldırararak iniyorlardı. Bu dediğim taraftarlar az değildi, neredeyse o istasyondaki insanların %90’ı bu takımın taraftarıydı. Etrafta çocuklar, kadınlar, kızlar ve işten yorgunluk içinde dönen insanlar da vardı. Fakat bu taraftarlar hayasızca karşı takımın annesi dahil olmak üzere çeşitli şekilde küfürler ve terbiyesizliklerine devam ettiler. Güvenlik diye düşünceksiniz. Ne güvenlik, ne de polis… Hareket eden metroya saldıran hayvan bile olamayacak yaratıklar vardı çünkü orada.Tam 15 dakika bekledim 2 metro geçti ve binemedim, binemedik…
Sizi kınasam ne olur, kınamasam ne olur.
İkinci ve son olarak günlük metrobüs görgüsüzlüğüne değineceğim. Ey insanlar. İnsan mısınız diyorum? Neden birbirinizi çiğnemek zorundasınız şu lanet araçlara binerken. Kendimi niye Left 4 Dead oynarken buluyorum her metrobüse binişimde. Olay zombiliği aştı artık tabii. Bakın son başıma gelen olayı anlatayım, bunu dişiler daha çok yapıyor. Akıllarınca bayan olmalarının avantajını kullanmaya çalışıyorlar:
Sıradan bir gün ve metrobüs sırasında bekliyorum ve tam kapının önündeyim ve tam binecekken arkamdan gelen bayan “pardon geçebilirmiyim” diyerek önüme atlıyor… Bilmiyorum bir şey demeye gerek var mı. Siz insanı ruh hastası edersiniz.